24 Temmuz 2010 Cumartesi
Kaybetmek hayati..."Kaybetmek" gün içinde kelime olarak o kadar çok karşımıza çıkmasada kaybediyoruz bir çok şeyi farketmeden.Hissedemeden yitiyoruz önemli olan, hayatımızı değiştirebilecek şeyleri.Ve bunu yaparken hiç düşünmeden, mantık yürütmeden hatta bilmeden, anlamadan yapıyoruz.Geri kalan tüm hayatımızı etkileyecek, ona farklı bir anlam katıcak ya da onu tamamen değiştirecek şeyleri hiçe sayıyoruz adeta.Bu kadar önemli olan kayıp nedir diye düşündüğünüzü biliyorum içten içe, bu biraz paranoyak bir düşünce olarak gelebilir kulağınıza ama biz her yaptığımız seçimde seçmediğimiz tarafın hayatını kaybediyoruz.Evet önümüze çıkan iki yoldan hangisini seçersek seçelim hiç bir zaman mutlu olamıyoruz, neden mi ? Çünkü o seçmediğimiz yolda verdiğimiz kayıplar bizi rahatsız ediyor.Yolda yürürken attığın adımlardan birini yavaşlatmak bile sana bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor.Yada aldığın nefesler arasında ki o duraksamalar...Zaman dibi görünmeyen bir havuz, ona attığımız her çakıl taşı sonsuzluğa uzanan yolculuğuna çıkıyor ve o çakıltaşının havuzdan taşırdığı her damla su bambaşka bir yola sürüklüyor bizi.Düşünün bir dakika, gözlerinizi kapatıp, "Beş yıl önce eve gelirken beş sn daha oyalansaydım görebilirmiydim şu an karşımda duran bu insanları ?" diye bir sorun kendinize.İşte bu yüzden sonsuz bir kayıptan bahsediyorum.Aslında kaybettiğimiz o hayatın nasıl birşey olduğunu bilememekte büyük bir kayıp.Çünkü o kaybedilen hayatı düşünürken bile bi sonraki kaybımızı veriyoruz hayatın rotasında.Milisaniyelik bir sapma bile hiç hayal edemiyeceğimiz bir hayatın kapılarını açıyor, diğerini kapatırken.Herkesten duyuyorsunuzdur hatta kendi cümlelerinizde de kullanıyorsunuzdur "keşke demeden geçirmek istiyorum ömrümü" diye.Ama bu tamamen bir yalan, sadece mantığımızın gösterdiği yolu seçmenin rahatlığından öteye gidemez.Ya mantığımız yanılıyorsa ? Ya diğer seçenek daha güzel bir rotaya sokucaksa hayatımızı ? Bunları düşünmeden körü körüne seçiyoruz.Neden ? Çünkü akıl ve mantığın yanılmaz olduğu, en doğru olduğu düşüncesi.Yani en kolay yol.Zor olan kaybettiğini bilmek ve onunla yüzleşmek.O diğer seçeneklerin herbirinde bir hayat kaybediyoruz.Kolay yol daha huzurlu aslında, çünkü düşünmenin sınırı yok, bu kayıpların ve onların yaratacağı sonuçların yükü ağır basıyor bizlere ve duymamanın düşünmemenin en kolay kaçış olduğu düşüncesini ön plana çıkarıyoruz.Peki şu an bu yazıyı okurken harcadığınız zamanla bambaşka bir hayatı daha kaybettiğiniz gerçeğinden nasıl kaçıcaksınız ?
Kaan PLATİN
Kaan PLATİN
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder